Uçak Bileti Arama

Uçuş Ara

ALMATI - TASHKENT Uçak Bileti


ALMATI GEZİLECEK YERLER

Kafam da Kazakistan ile hiçbir plan yokken kendimi kısa zaman içinde Kazakistan’da buldum. Almatı gezilecek yerler yazımı yazmadan önce kısa bilgi vermek isterim. Geçen sene yine bu vakitler  Orta Asya’ya ilk ziyaretim Kırgızistan’a yaptığım da ilk gezi bu bölgenin tadını damağımda bırakmıştı. Hazır bu bölgeye ilk defa adım atmışken devamının da Kazakistan olmasını istedim. Pegasus ile yaklaşık 6 saat yolculuk yaparak tarihi ipek yolu üzerinde ki  Almatı (eski adıyla Alma-Ata)’ya vardım. Almatı Kazakistan’ın eski başkenti, Çin’e yakınlığı nedeniyle ülkenin ortasında Astana kurularak ülkenin yeni başkenti olmuş. Kazakistan’a ziyaretlerinizi 30 gün süre ile vizesiz planlayabilirsiniz. Yalnız ülkeye girerken verilen beyaz kağıdı 5 günden fazla kalacaksanız register yaptırarak çıkışta tekrar polise teslim etmeniz gerek. 2017 Ocak ayında kalkmasına rağmen maalesef polis uygulamıyor. Para cezası ile karşı karşıya kalabilirsiniz, benden uyarması. Ülkenin para birimi Tenge, 50 Dolar yaklaşık 16.000 Tenge yapmaktadır. Mümkün olduğunca 50 ve 100 dolarları temiz yırtık ve damgasız dövizleri bozdurmanızı öneririm.

 

Kazakların konuştuğu resmi dil Kazak ve Rusça, ama çoğu yerde İngilizce ile Türkçe’de anlaşabilmeniz mümkün. Zaten şehri dolaşırken bir çok yerde  Türkçe isimli dükkanları görebilirsiniz.  Kazakistan ise Türkiye’den 4 saat ileridedir. Almatı büyük ve düz caddelere sahip bir yer. Rus mimarisi ile fazlaca özleşmiş kentte eğer bir adres soracaksanız kesişen cadde ile adınız söylemelisiniz (örneğin Abay Ave – Manas gibi). Bu arada Almatı’dan Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’e her gün düzenli sefer yapan otobüs ve dolmuş taksilerle gidebilirsiniz. Büyük Almatı gölü ve Sharyn kanyonuna her hafta onu stadyumun önünden tur arabaları ile 4.500 Tenge ücret ödeyerek ziyaret edebilirsiniz. Şehri dolaşırken her yerde parklar da elma ağaçları ile karşılaşabilirsiniz. Şehir aynı zamanda elmanın anavatanı olarak da bilinir. Rus mimarisin de ki şehir 1.5 – 2 gün doya doya yeterli olacağı kanaatindeyim.

 

Ulaşım :  Havalimanından  92 numaralı otobüsler ile 90 Tenge ödeyerek kent merkezine gidebilirsiniz. Şehirde caddeler de gördüğünüz her taksi potansiyel bir taksicidir, el kaldırdığınız da her 4-5 arabadan biri duracaktır. Tarife önerim ise 5 km’lik bir yol için 400 Tenge ödemeniz. Şehirden geçen 12 numaralı otobüsler ile 80 Tenge karşılığında Medeo’ya varabilirsiniz. Bu arada ülke de otobüs terminallerine sayran, tren garlarına ise vagzal denmekte.

 

Gezilecek Yerler :  Şehirde altın elbiseli adamı görmenizi isterim. Yakın bir zamanda dağda kazı sırasında bulunan eser şehir müzesinde sergilenmekte. Panfilov park ise şehirde en sevdiğim yerlerden birisi oldu. İnanılmaz büyük ve yeşil parkın bir çok yerinde heykeller var, ayrıca park içerisinde ki  Yükseliş kilisesi görülmeye değer. Rus mimarisinde ki kilisenin içerisi kadar dışarısı da görkemli. Adını ünlü Rus yazar Gorky’den alan  park şehrin diğer kalabalık olan yerlerinden birisi. Rus mimarisin de çivi kullanılmadan yapılan ahşap Zenkov katedrali ise görülmeye değer. Eğer yanlış bilmiyorsam dünya da eşi benzeri yokmuş. Buranın 1900 lü yılların başında olan deprem de hiç hasar görmemesi Kazak ve Ruslar tarafından kutsal olarak benimsenmiş. Şehrin en güzel noktalarından birisi ise  Medeo görülecek en önemli yerlerden diyebilirim. Kentin dibinde kayak ve trekking için harika bir yer, burada aynı zaman da teleferik kullanabilirsiniz.  Şehir dışında ise Sharyn kanyonu ve Büyük Almatı gölü bence şehrin değil ülkenin en güzel yerleri diyebilirim. Özellikle kanyon Amerika’da ki Grand Kanyona benzerlik göstermekte.

Ne yenir :  Kentin en güzel restoranı Rumi. Fiyatların ortalamanın az üstünde. Ama lagman, özbek pilavı ve beşparmak çok başarılıydı. Samsa, pişi mantı, kurdak, bauırsak ve kazı karta deneyebileceğiniz diğer lezzetler. Orta Asya’nın bence özel içeceği kımız diğer adıyla at sütü burada denemelisiniz. Ayrıca Kazakistan’da oldukça meşhur olan deve sütü, şubat diğer adıyla kımran denemenizi isterim, tadı bildiğiniz ekşi ayran. Ayrıca bir çok yer de Türk restoranı ve döner dükkanları görebilirsiniz. Kırgızistan’da bir tane bir fast food markası görmemişken burada her yerde Kfc ile karşılaşabilirsiniz.

Konaklama :   Konaklamamı ise couchsurfing ve hostelden yana kullandım. Couch konusunda ülke pek bir gelişmiş, misafirperverlikleri ise harika (Buradan beni evinde beni misafir eden Escobar’a tekrar teşekkürler). Türk olduğunuzu öğrendiklerinde pek bir candanlar, hissettim. Hostel tercihimi ise Abay Ave – Manas caddesinde ki Amigo hostel de yaptım. Gecelik 1950 Tenge’ye (6 $) konakladım, temiz keyifli bir hostel.

Kazakistan’nın Eski Başkenti Almatı

 

Dipnot : Büyük şehirler de en önemli durum maps haritalar bunun içinde wi-fi haricinde hat almanızı öneririm zaten çokta para değil. Ben Tele2 operatörünü kullandım, gayet memnundum. 10 gb internet ve ülke içi arama ile hat parası 1.400 Tenge (4.3 $) ödedim. Ülkeye girerken size teslim edilen ülkeye giriş kağıdını register yaptırmayı unutmayın ve yanınızda pasaport ile bulundurun. Polis sorduğunda göstermek zorunda ve ülkeyi terkederken kağıdı teslim etmek zorunda olduğunuzu hatırlatmak isterim. Gece ve gündüz arasında hava anlamsız bir şekilde farklı, bence dikkat etmenizi öneririm.

 

Gezginin Ayak İzlerinden Öneriler :  Almatı’da öncelikle tavsiye edeceğim Panfilov parkın hemen altında bulunan çikolata fabrikasına girmenizi isterim. Fabrika efsane çikolatalar yapıyor, şimdi diyeceksiniz ki çikolata ve Kazakistan ne alaka? Diyorum ki ye kardeşim ondan sonra bana yazarsın ?? Kakao oranı efsane resmen kakao kokuyor buram buram. Şehir çok beklentilerinizi karşılayacak düzeyde değil, önerim şehre 1.5 -2 gün ayırmanız yeterli olacaktır. Ama Kazakistan’a gelirseniz özellikle de Almatı’ya Sharyn kanyonunu, Büyük Almatı gölünü ve hemen komşu ülke sınırında ki Issık gölünü görmelisiniz. Ayrıca ülkenin bence en güzel doğa özelliğine sahip Tanrı dağlarını da görmelisiniz. Tanrı dağları Özbekistan’dan başlayıp, Kazakistan, Kırgızistan ve Çin de ki Sincan bölgesine kadar uzanmaktadır. Burada trekking ve dağcılık efsane olacaktır. Ülkenin güneyi ( Türkistan bölgesi ) yazın çok sıcak, kışın ise ılıman bir hava sahipken Almatı ve kuzey bölgesi ise dondurucu bir soğuğa sahip. Bu yüzden gezi için önerim Nisan, Mayıs, Eylül ve Ekim ayları.

Keşfetmeniz dileğiyle..


Minor Camii

Bu yıl hizmete açılan Minor Camii ülkenin en modern camisi olmuştur. Yapımında yalnızca beyaz mermer kullanılan cami kusursuz bir görünüme sahiptir. Kendine has görüntüsüyle her yıl binlerce turisti kendisine hayran bırakmaktadır. Özbekistan’da bulunan hemen hemen bütün camilerin yapılma hikayesi vardır. Ancak bu yapıların istisnasız her birinin kendi ruhları vardır. Minor Camii’ni ziyaret ettiğinizde durumu anlayacaksınız.

minor-camii.jpg

 

Bağımsızlık Meydanı

bagimsizlik-meydani.JPG

Ülkenin Sovyetler Birliği’nden ayrılışı adına kurulan büyük bir meydandır. Burada geniş yeşil alanlar, ağaçlar, havuzlar, heykeller ve devasa binalar bulunmaktadır. Taşkent halkının en önemli dinlenme alanlarından biri haline gelen meydanda yürüme ve bisiklet yolları mevcuttur. Gündüz olduğu gibi akşamları da mükemmel ışıklandırma sistemleri sayesinde ilgi görmektedir.

 

Emir Timur Müzesi

emir-timur-muzesi.jpg

Türk Dünyası’nın en büyük komutanlarından biri olan Timur’un doğumunun 660. yılında kurulan ve ona hasredilen müzedir. Müze mavi kubbeli küçük bir binadan ibarettir. Ancak müzenin geniş bahçesinde Timur’un harika heykelleri bulunmaktadır. Taşkent seyahatinizde, yaşadığımız geniş coğrafyanın tarihini şekillendiren şahsiyetlerden biri olan Timur’un müzesini ve heykellerini gezip görmeyi unutmayın.

 

Japon Bahçesi

japon-bahcesi.jpg

Taşkent’in en önemli dinlenme alanı burasıdır. Japon Bahçesi birçok ağaç ve çiçek türüyle büyüleyici bir atmosfere sahiptir. Ayrıca bahçenin içerisinde harika bir dere var ve bu derede balık ve ördekler yaşıyor. Huzur dolu bu bahçede dolaşmanın, balık ve ördeklere yem vermenin mutluluğunu yaşamak için mutlaka gezilmesi gereken bir alandır.

 

Özbekistan Devlet Uygulamalı Sanatlar  Müzesi

ozbekistan-uygulamali-sanatlar-devlet-muzesi.jpg

Özbekistanlı sanatçıların eserlerinin sergilendiği müzenin geçmişi 1927 yılına dayanmaktadır. Önceleri El Sanatları Müzesi olarak anılan kurum 1997 yılında devlet statüsüne geçirildi. Müzede daha çok 19. yüzyılın başlarında ve ikinci yarısında ortaya çıkan el sanatı eserleri sergilenmektedir. Ülkenin usta sanatçılarının elinden çıkan heykel, resim, grafik, porselen, halı, kumaş ve mücevherler burada sergilenmekte ve yoğun ilgi görmektedir.